Pazar 17 Mayıs 2026 - 19:40
Şehit Rehber Tarafından Okunan ve Takriz Yazılan Kitaplar Ebedileşti

Havza / Ülkedeki tüm yayınevleri arasında, İslami Tebliğ Kurumu’na bağlı Mehr Suresi Yayınları bu mirasın en büyük taşıyıcısı oldu; öyle bir yayınevi ki İslam İnkılabı’nın büyük rehberi tarafından eserlerinden 45’ten fazla kitaba takriz yazıldı ve böylece kutsal savunmanın yazılı hafızasının önemli bir bölümü bizzat onun el yazısıyla imzalanmış oldu.

Havza Haber Ajansı’nın Tahran muhabirinin bildirdiğine göre İran’ın kültürel hafızasında bazı kitaplar yalnızca “kitap” değildir; bir milletin tarihsel hafızasının parçasıdır. Kanın, aşkın, fedakârlığın, gurbetin, esaretin, yol gözleyen annelerin, cephede ön saflarda savaşan gençlerin ve ateşle barutun içinden geçerek hayata bambaşka bir anlam kazandıran adamların hikâyeleridir bunlar...

İslam İnkılabı ve Kutsal Savunma edebiyatı alanında faaliyet gösteren yayınevleri arasında, Mehr Suresi Yayınları’nın adı bu anlatılarla en fazla özdeşleşmiş olanıdır. Son otuz yılda bu yayınevi İran’da direniş edebiyatının en önemli yönlendiricilerinden biri hâline gelmiş ve eserlerinin önemli bir bölümü İslam İnkılabı’nın şehit rehberinin yazdığı takrizlerle ebedileşmiştir.

İslam İnkılabı’ndan sonra, Rehber’in takriz yazma geleneği 1980’lerin sonu ve 1990’ların başından itibaren yavaş yavaş şekillendi. Bu takrizler kısa ama derin notlardı; yalnızca onun kitap ve edebiyata olan ilgisinin bir göstergesi olmakla kalmadı, aynı zamanda ülkenin en önemli kültürel akımlarından birine dönüştü. Çeşitli alanlar arasında özellikle Kutsal Savunma edebiyatı, İslam İnkılabı Rehberi’nin nazarında özel bir yere sahipti. Kendisi birçok kez gençleri ve halkı bu eserleri okumaya teşvik etti ve her fırsatta özellikle İslam İnkılabı ve Kutsal Savunma eserlerinin okunmasını yaygınlaştırmak için kitap okuma kültürünün toplumda gelişmesine çaba gösterdi.

İslam İnkılabı’nın şehit rehberi, savaş hatıralarının ve cephedeki savaşçıların samimi anlatılarının İran milletinin tarihsel kimliğinin bir parçası olduğunu ve gelecek nesiller için korunması gerektiğini defalarca vurgulamıştı. İşte bu bakış açısı, yıllar boyunca Kutsal Savunma, direniş ve şehitlerin hayat hikâyeleri alanında onlarca kitabın onun dikkatini çekmesine ve bunların en önemlilerinden bazılarına takriz yazmasına yol açtı.

Ülkedeki yayınevleri arasında Mehr Suresi Yayınları bu alanda özel bir konum kazandı. Öyle ki 2019 yılında yayımlanan istatistiklere göre, İslam İnkılabı Rehberi'nin takriz yazdığı 57 kitap arasında 45’i bu yayınevine aitti. Sonraki yıllarda yeni eserlerin yayımlanması ve yeni takrizlerin yazılmasıyla bu sayı daha da arttı. Bugün, İslam İnkılabı Rehberi'nin bu yayınevinin eserlerinden 45’ten fazlasına takriz yazdığı söylenebilir. Bu durum İran yayıncılık tarihinde oldukça nadir görülen bir olaydır.

Geride Kalan Ayak”, “İran’ın Oğlu Nureddin”, “Ay Işığı Kaybolunca”, “On Birinci Gül Bahçesi”, “Şina’nın Kızı”, “Ferengis”, “O Yirmi Üç Kişi”, “Su Asla Ölmez”, “Kızıl Gülün Pususu”, “Güneş Diyarının Muhaciri”, “Kan Havuzu”, “Kırmızı Kareler”, “Kriskan Akşamları”, “Yalnız Ağla”, “Hatun ve Komutan”, “Senin Adın Mustafa”, “Sonbahar Geldi”, “Benim Komutanım”, “Yaşasın Kumeyl”, “Kına Gecesi”, “Madalya ve İzin”, “Hoşçakal Kerhe”, “Yıldırımın İzinde”, “Serbest Ateş” ve onlarca başka eser, bu uzun ve parlak yolun yalnızca bir bölümünü oluşturuyor.

Mehr Suresi Eserlerine Yazılan Son Takriz: “Sonbahar Geldi

İslam İnkılabı Şehit Rehberi'nin üzerine takriz yazdığı son kitap, Gülistân Caferiyân’ın kaleme aldığı “Sonbahar Geldi” adlı eserdi. Bu kitap, şehit Ahmed Yûsufî’nin eşi Fahrüssadât Mûsevî’nin hayatını anlatan aşk dolu bir anlatıdır.

Kitap, hayatı abartı ve sloganlardan uzak bir şekilde; tüm özlemleri, sevgileri, sabrı ve yaralarıyla anlatmaya çalışır. Gülistân Caferiyân, şehidin eşiyle tanışmasının sonbaharda gerçekleştiğini ve Ahmed Yûsufî’nin şehadetinin de yine sonbahar mevsiminde olduğunu söylemiştir. Bu nedenle sonbahar, bu anlatıda hem aşkın hem de kaybın bir metaforuna dönüşür.

İslam İnkılabı Rehberi bu kitap için yazdığı takrizde şöyle demiştir:

“Yakıcı bir aşk, çelikten bir azim ve gerçek bir iman; bu iki gencin hayatının portresini oluşturuyor ve bu kitapta güzel ve akıcı bir anlatımla tasvir edilmiştir. Bu da o samimi anlatılardan biridir ki onu duymak ve okumak, benim gibilerini mahcup ediyor ve bu gerçek mücahitlerle aramızdaki nücûmî mesafeyi ortaya koyuyor.”

Savaş Hatıralarının En İyilerinden Biri: “Su Asla Ölmez

Hamid Hesâm’ın yazdığı “Su Asla Ölmez”, Mirza Muhammed Selgî’nin hayatını anlatan ve Mehr Suresi Yayınları'nın en önemli eserlerinden biri sayılan bir kitaptır. İslam İnkılabı Rehberi bu eser hakkında şöyle yazmıştır: “Savaş hatıraları üzerine yazılmış kitaplar arasında bu, en iyilerinden biridir.”

Bu kitap yalnızca operasyonların anlatısı değildir; savaşın ortasında iman ve insanlığın zirvesine ulaşan insanların portresini çizer. İslam İnkılabı Rehberi bu esere yazdığı takrizde Selgî’den “yaşayan bir şehit” olarak söz etmiş ve bu tür şahsiyetleri tanıttığı için Hamid Hesâm’a teşekkür etmiştir.

Acı ve Direnişin Gazeli: “Ay Işığı Kaybolunca

Ay Işığı Kaybolunca”, Hemedanlı gazi ve savaşçı Ali Hoşlefz’in hayatını anlatır. İslam İnkılabı Rehberi bu kitabın giriş bölümünü “tam anlamıyla bir gazel” olarak nitelendirmiştir.

Takrizinde Hemedan’ın çocukları; saflığın, sevginin ve ihlasın çocuklarından söz etmiş ve kitabın manevi ve samimi atmosferini övmüştür. Bu anlatıda savaş, yalnızca askerî bir olay değil; insan yetiştiren bir okul olarak tasvir edilir.

Ateşin İçinde Bir Aşk Hikâyesi: “On Birinci Gül Bahçesi

Behnez Zarabîzâde’nin kaleme aldığı “On Birinci Gül Bahçesi”, Şehit Ali Çit‑Sâziyân’ın eşi Zehra Penâhî‑Revâ’nın hatıralarını anlatır. Bu kitap; aşkı, aile hayatını ve savaşı iç içe aktarır.

İslam İnkılabı Rehberi bu eseri “tamamı cihat ve ihlâsla dolu bir hayatın coşkulu anlatımı” olarak nitelendirmiş ve yazarın sanatkârane kalemi ile anlatıcının samimiyetini övmüştür.

Savaşın Sabırlı Kadınlarının Sesi: “Şina’nın Kızı”

Şina’nın Kızı”, şehit Settâr İbrahimî Hejir’in eşi Kadam‑Hayr Muhammedî Ken‘ân’ın hayat hikâyesini anlatır. Bu eser, Kutsal Savunma edebiyatı tarihinin en çok satan kitaplarından biri olmuştur.

İslam İnkılabı Rehberi bu kitaba yazdığı takrizde “sabırlı ve imanlı bir hanımdan” söz eder; cephe hattında daha az görünmüş olsalar da direnişin gizli direkleri olan kadınları hatırlatır.

Esaret Acısının Belgesi: “Geride Kalan Ayak

Seyyid Nâsır Hüseynîpûr’un yazdığı “Geride Kalan Ayak”, Baas rejiminin esir kamplarındaki tutsaklığı anlatan en sarsıcı eserlerden biridir.

İslam İnkılabı Rehberi bu kitap hakkında şöyle yazmıştır: “Şimdiye kadar bizim erkeklerimizin esaret sahnelerini bu kitapta olduğu gibi tasvir eden ne bir kitap okudum ne de bir söz işittim.”

Bu eser; işkenceyi, sabrı ve İranlı esirlerin onurunu çıplak bir gerçeklikle ortaya koyuyor. Okuyucuyu aynı anda hem gurur hem de hüzünle dolduran bir anlatıdır.

Bir Efsaneye Dönüşen Kadın: “Ferengis

Ferengis” yalnızca bir kadının hikâyesi değildir; savaşın ilk günlerinde imkânsızlıklar içinde ama bütün varlıklarıyla düşmana karşı direnen sınır bölgelerinde yaşayan insanların anlatısıdır.

İslam İnkılabı Rehberi bu kitaba yazdığı takrizde “savunma döneminin anlatılmamış ama çok önemli bir yönünden” söz etmiş ve Ferengis’i cesur ve eşsiz bir kadın olarak nitelendirmiştir.

Canlı Bir Destan: “İran’ın Oğlu Nureddin

İran’ın Oğlu Nureddin”, Seyyid Nureddin Âfî’nin hatıralarını anlatır. Bu kitap, yıllarca cephe hattında savaşmış İran Türkü bir gencin hikâyesidir.

İslam İnkılabı Rehberi bu kitabı “Kutsal Savunma’nın yoğun ve zengin sayfasının en güzel tablolarından biri” olarak nitelendirmiş; anlatıcının mizahını, açıklığını ve samimiyetini övmüştür.

Tarihe Dönüşen Gençler: “O Yirmi Üç Kişi

Ahmed Yûsufzâde’nin yazdığı “O Yirmi Üç Kişi”, Baas rejiminin hapishanelerinde esir düşen İranlı gençlerin hikâyesini anlatır. İslam İnkılabı Rehberi bu eseri “akıcı, etkileyici ve sanatkârane” olarak tanımlamıştır.

Bu kitap daha sonra Kutsal Savunma edebiyatının en önemli eserlerinden biri hâline gelmiş ve yeni nesli savaşın daha az anlatılmış bir yönüyle tanıştırmıştır.

İman Sahibi Bir Adamın Hikâyesi: “Kızıl Gülün Pususu

Muhsin Muminî’nin kaleme aldığı “Kızıl Gülün Pususu”, Şehit Ali Sayyad Şirâzî’nin hayatını anlatır. İslam İnkılabı Rehberi onu “inançlı, cesur ve fedakâr bir askerî şahsiyetin örneği” olarak nitelendirmiştir.

Bu kitap, savaşı etkileyici ve hikâye anlatımına dayalı bir biçimde okuyucuya sunmayı başaran ilk eserlerden biri olmuştur.

Savaş Hafızasının Koruyucusu: Mehr Suresi Yayınları

Mehr Suresi Yayınları’nı birçok yayınevinden ayıran şey yalnızca yayımladığı kitapların sayısı değildi; aynı zamanda anlatım tarzıydı. Bu yayınevi, savaş hatıralarını kuru ve resmî raporların kalıplarından çıkararak onları insani, canlı ve edebî anlatılara dönüştürmeyi başardı.

Mehr Suresi’nin eserlerinde savaş yalnızca bir savaş meydanı değildir; annenin umutla beklediği bir evdir, büyüyen bir gençtir, sabreden bir eştir, korksa da ayakta duran bir savaşçıdır ve toprak ile kanın arasında imanın anlamını bulan bir insandır.

Bugün, İslam İnkılabı’nın şehit rehberinin yokluğunun İran’ın kültürel ve fikrî atmosferini derin bir hüzne boğduğu günlerde, onun Kutsal Savunma kitaplarına yazdığı takrizleri yeniden okumak yalnızca birkaç edebî ve kültürel notu hatırlamak değildir; yıllar boyunca fedakârlık, direniş, cihat ve savaşın hakikatine dair anlatıların İran milletinin tarihsel hafızasında canlı kalması ve gelecek nesillere aktarılması için çaba gösteren İslam İnkılabı Rehberi’nin medeniyet ve kültür perspektifine yeniden başvurmaktır.

Ülkedeki tüm yayınevleri arasında, İslami Tebliğ Kurumu’na bağlı Mehr Suresi Yayınları bu mirasın en büyük taşıyıcısı hâline gelmiştir. İslam İnkılabı Rehberi bu yayınevinin eserlerinden 45’ten fazla kitaba takriz yazmış, böylece Kutsal Savunma’nın yazılı hafızasının önemli bir bölümünü bizzat kendi el yazısıyla adeta imzalamıştır.

Belki de bugün, her zamankinden daha fazla bu el yazıları yalnızca birkaç kitaba yazılmış takrizler değildir; bir rehberin direniş edebiyatıyla ve bu vatan için canını feda eden bir nesille kurduğu derin bağın tarihî belgeleridir.

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha